Bugun...



CHP HAYKIRAN'DA ÜZÜM ÜRETİCİSİNİN SORUNLARINI DİNLEDİ

CHP İzmir İl Başkanı Selim Utku Gümrükçü ve İl yöneticileri işe birlikte 30 Eylül 2026 Çarşamba günü saat 14.00'de CHP Menemen İlççe Başkanlığını ziyaret etti. İlçe de partililere konuşan Gümrükçü, ilçe yöneticileri ile birlikte Haykıran Semtine giderek Üzüm üreticilerinin sorunlarını yerinde dinledi, yanlarında oldukları belirtti.

facebook-paylas
Tarih: 30-09-2026 18:03

CHP HAYKIRAN'DA ÜZÜM ÜRETİCİSİNİN SORUNLARINI DİNLEDİ

 

CHP Menemen İlçe Başkanı Ali Hikmet Koç: "Bölge üreticisi ciddi anlamda çok zor durumdadır. Büyük sıkıntılar vardır. Biz tabi ki ana başlık olarak üzü ü söz konusu aldık.Ama bunun yanında tabi ki diğer bütün kalemlerde de aynı sıkıntılar vardır. Önümüzde zeytin süreci başlayacaktır. Zeytin sürecinde de yine çiftçinin şu anda öngördüğü, geçen senenin çok çok altında, yani fiyatının altında öyle bir rekolte olacak. Yani rekolte çok olmasından dolayı fiyatlarda ciddi bir düşüş olacak. Bununla ilgili sesimizi duyurması konusunda bize söylemde bulundular. Biz de bunun kısmını paylaştık. Sizler de dikkatli olarak buraya gelip bu konu üzerinde ülkenin gündemine sokmak için göstermiş olduğunuz çabadan dolayı size teşekkür ederim başkanım." dedi

 

 

CHP Menemen İlçe Başkanlığında partililerine hitap eden CHP İzmir İl Başkanı Selim Utku Gümrükçü de: "Önce ilçe başkanımız ve yönetimine hayırlı uğurlu olsun diyorum.

Yaklaşık iki aydır görevdeler, hummalı bir çalışmanın içindeler. Ali Hikmet Başkanımıza biz Atom Karınca lakabını taktık sağ olsun Menemen'in köyünü, muhtarını, derneğini, tarlasını, fabrikasını, nerede ne varsa hepsini geziyor yönetici arkadaşlarla beraber. Bizim İzmir'de bu yeni süreçte örnek gösterdiğimiz ilçe başkanlarından bir tanesi. İlçe örgütlerinden bir tanesi Menemen.

 

Bütün kadın kolu, gençlik kolu, meclis üyelerimiz, yönetici arkadaşlarımız, herkesi tek tek kutluyorum. Biz siyasetin, vatandaşın gerçek sorunlarıyla ilgilenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Vatandaşın siyasetin sorunlarıyla meşgul edilmesini istemiyoruz.

Fakat birkaç aydır, belki birkaç yıldır ülkenin gerçek sorunlarını konuşmak yerine kişilerin, grupların siyasal talebi olan, adaylık çalışması, adaylık çabası olan insanların durumlarını konuşuyor Türkiye ama işçinin dertleri var, askeri ücretlinin, beyaz yakalının, mavi yakalının, esnafın dertleri var, emekliliği, sigortası, vergisi, tüccarın derdi var, sanayicinin derdi var.

Türkiye'de artık çalışmak da zor, üretmek de zor, kazanmak da zor. Ülkenin gençlerinin eğitim maliyetleri geçmişe göre çok büyük oranda artmış. Geçen gün bir basın toplantısı düzenledik, o vesileyle çalıştık.

Benim de iki buçuk yaşında bir oğlum var. Şimdi o da kreş çağına geldi, sağ olun. Yani bir kreşlere sordum, 30-40 bin lira ayda fiyat veriyorlar.

Yani yılda 300-400 bin lira. Hani özel böyle, başka yere nereye yollayacağım dediğin zaman, orada da bir karşılığı var. İlkokul öğrencisinin bir yıllık masrafı, servis ücreti dahil 100 bin lira olmuş.

 

Bir çocuğu kreş, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversiteden mezun etmenin maliyeti 10 milyon lira olmuş. Ve bu şartlarda artık çalışmak, geçinmek, üretmek zor. Ama okula gitmek bile artık imkansız hale gelmiş.

Gençiz, evlendik, karı koca çalışıyoruz, 30-40 bin lira kazanıyoruz dediğinde 70-80 bin lira hane halkı geliri olan bir yeni evli çiftin çocuk yapması da artık bir sorun olmaya başlamış. Dolayısıyla o geçmişin büyüyen, üreten, çalışan, hakça bölüşme talebi olan Türkiye bugün çocuklarını okutamayacak. Gençlerin evlenmekten kaçtığı bir noktaya gelmiş durumda.

Peki evlendin, artık çocuk da yapmadın, kira desen olmuş 30-40 bin lira. Yani zaten kazancın ne? Asgari ücretin 30 bin lirayı bulmadığı, emeklinin zaten geçimini nasıl sağladığının dünya çapında bir test konusu olacağı bir noktada Türkiye. Biz, Cumhuriyet Halk Partisi olarak vatandaşın ekonomik sorunları başta olmak üzere, hayatın içinde olan sağlık, eğitim, bütün problemlerini teker teker gündeme alıp, bunlarla ilgili çözüm önerilerimizi toplumla paylaşıp.

Vatandaştan şahıslara değil, siyasal programımıza destek istemeyi hedefliyoruz bu yeni dönemde. Menemen İlçe Örgütü'müz de bu çalışmada, sahada yaptığı gözlemle ki tecrübesiyle de, başta üzün olmak üzere tarımsal olarak da bu yılın tarım üreticisi için, çiftçi için kötü bir yıl olacağını, ürünlerin toplanmak yerine tarlada kalma tehlikesiyle karşı karşıya olacağını tespit etti. Bugün biz, Haykıran köyünde saat üçte, oradaki vatandaşlar, üreticiler, muhtarlar ve Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlarımızla, konuyu Türkiye'ye gündemine taşımak için bir basın toplantısı düzenleyeceğiz.O sebeple Menemen'e geldik. Buradan da oraya geçeceğiz. Ben katılan emeğe geçen bütün arkadaşlara teşekkür ediyorum.” dedi.

 

Geçtiğimiz dönem CHP’den Menemen Belediye Başkan Aday Adaylarından olan Mustafa Kemal Sönmez söz alarak: “Hoş geldiniz başkanım. Ağzınıza sağlık, şimdi ben bir iki bilgi vermek istiyorum. Tarımdan bugün bir faaliyet yapacağız.

Üzüm altmış beş liralara düştü. Turgutlu'da sanırım bundan birkaç gün kadar önce Tariş numaralandırarak Üzümlere fiyatlar biçti. Akşam açıkladı sabahleyin iki yüz seksen römork üzüm alım merkezinin önündeydi.

 

On numara üzümü yüz lira açıkladılar. Aşağıya doğru gidiyor. Seksen beş liraya kadar düşüyor.

 

Yedi numara üzüme kadar, üzümde böyle bir sorun var. Bu yıl emin olun Menemen'de bağların yüzde altmışı sökülür.

 

Yani çünkü ailesini bağla on dölüm yirmi dölüm bağlarla çocukların tıp fakültesinde okutan insanlar oldu. Yıllardır bu memlekette bu bağların hepsi sökülür. Zaten eski insanların tahammülü artık yenilerde yok.

 

Çünkü teknoloji ilerledi. Gereksinimler arttı. Kaldı ki üzümde bu memleketin en önemli geçim kaynaklarından bir tanesi.

 

Tüccarlardan bir tanesinin ismini vermeyeceğim. Geçen gün bir sıra bağımız var. Beş çuval üzüm çıkmış götürdük.

Aman dedi parayla almayalım ben size en iyisinden üzüm vereyim. Yemeklik üzüm vereyim. Böyle yaptık.

Takas usulüne gittik.

Pamuğa gelecek olursak on beş bin dönümlere düştü bu yıl dikiliş. Yüz altmış bin dönümlük sulak arazisi olan Menemen'de kırk beş elli bin dönüm pamuk dikiliyordu.

 

On beş bin dönüme düştü. Bu sayede pamuk yirmi liralardan kırk iki liralara fırladı. Fakat hasat başlamadı.

 

Hasat başladığında ben bunun otuzlara düşeceğini. Daha sonrasında da yine çiftçiye eziyet eden bir fiyat politikası olacağına inanıyorum. Süt hayvancılığında temmuz ayında Mayıs'ta aldığımız karar Damızlık Birliği yönetimindeyim aynı zamanda.

Ulusal Süt Konseyi'nin Mayıs'ta aldığı karar yirmi dört otuz litre referans  fiyattır. Temmuz ayında bunu yirmi sekiz gibi beklerken temmuz fiyatın arttırılmayacağına dair bilgi paylaşıldı. Şimdi hayvancı ekibi bekliyor.

Mayıs ayında bir kilo yemin kilosu on yedi kırkken süt yeminin yirmi bir protein süt yeminin on yedi kırkken. Bugün yirmi üç liraları buldu. Yani bu da aşağı yukarı yüzde otuzlarda gördü demektir.

 

Kaldı ki bir tek süt yemiyle alakalı değil. Suriyeli bir çoban şu anda yanımda yetmiş beş bin liraya çalışıyor. Diğer Azerbaycanlı bir çoban altmış beş bin liraya çalışıyor benim yanımda.

 

Biz tarım işçisi olarak ucuza insan bulamıyoruz. Zaten zeytin rekoltesini de bahsettiniz. Çarpı iki bir rekolte var bu sene.

 

Yağ fiyatları eğer müdahale edilmez, pazar bulunmaz, ihracat olmazsa yağ fiyatları geçen senenin çok çok altında gidecek. Aynı zamanda da asla ve asla tarım işçisi bulamıyoruz. Göçle gelen varsa olacak.

Çadırla gelenler vardı Urfa'dan. Onlar da domates sezonundan sonra çekip gidiyorlar. Zeytini kime toplayacağız? Kim toplayacak? Hepsi birer ucu açık soru yani.

Diğer ürünlerle ilgili bilgi isterseniz veririz. Yani bu pamuğun dikilmemesi başkanım siz de bilin. Şuna sebep oluyor bu memlekette.

Pamuk dikilmiyor para etmediğinden. Alternatif ürünlere yöneliyor çiftçi. Domates, biber, patlıcan, karpuz, kavun, mısır gibi gibi ürünlere yöneliyor.

 

Bu sefer onlar da çokluğundan, pazar olmadığından, onlar da tarlada kalıyor. Yani böyle bir handikabımız var.” dedi.

 

 

Gümrükçü: “Tatlı Üzümde Acı Fiyat Olmaz, Alım Fiyatı Derhal 150 Liraya Çıkarılmalı”

CHP İzmir İl Başkanı Utku Gümrükçü, CHP Menemen İlçe Başkanı Ali Hikmet Koç, İl ve İlçe Yönetimleri mahalle muhtarlarıyla birlikte Haykıran Mahallesi’ndeki üzüm üreticileriyle bir araya geldi. Ziyaret boyunca çiftçilerin dertlerini dinleyen heyet, artan girdi maliyetleri ve düşen taban fiyatları nedeniyle tehlike sinyalleri veren bağcılık sektöründeki krizi yerinde inceledi.

 

Gümrükçü, mazot, gübre ve işçilik maliyetleri karşısında ezilen bağcılara destek vererek, “Üreticimizin emeğini korumak için sahalardayız; bu haklı talebi Meclis’e taşıyacağız” dedi.

 

“Tarım Alanları Daralıyor, Üzümcülük Tehlike Altında”

 

Buluşmanın ardından üzüm bağlarını gezerek üreticilerin yaşadığı zorlukları bizzat gözlemleyen İl Başkanı Gümrükçü, Türkiye’de tarımın uzun süredir yalnız bırakıldığına dikkat çekti. Menemen özelinde sulanabilir tarım alanlarının 160 bin hektardan 100 bin hektara gerilediğini belirten Gümrükçü, sadece üzümde değil tüm tarım kollarında büyük bir çöküş yaşandığını vurguladı.

Fiyatlardaki gerilemeye ve maliyet uçurumuna dikkat çeken Gümrükçü şu ifadeleri kullandı:

“Geçtiğimiz yıl 9 numara üzüm fiyatı 120 lira olarak açıklanmışken, bu yıl Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) fiyatı 95 liraya düşürdü. TARİŞ ise 80 liraya ön alım yapacağını duyurdu. Bu tabloyu fırsat bilen tüccarlar ise alım fiyatını 60-65 lira seviyelerine çekti. Mazot, ilaç, gübre ve işçilik maliyetleri katlanarak artarken bu artışlar alım fiyatlarına kesinlikle yansıtılmıyor. Öyle bir noktadayız ki, çiftçi artık üzümünü bağdan toplayamaz hale geldi.”

“Haykıran’dan Sesleniyoruz: Alım Fiyatı En Az 150 Lira Olmalı”

 

Türkiye’nin dünyada bağcılık ve üzüm üretiminde öncü ülkeler arasında yer aldığını hatırlatan Utku Gümrükçü, bu gidişatın devam etmesi halinde ülkenin bu unvanı kaybedeceği uyarısında bulundu. Menemen’den net bir çağrıda bulunan Gümrükçü, "Biz Haykıran Köyü’nden haykırıyoruz: Üzümün alım fiyatı derhal güncellenmeli ve bugünkü piyasa şartlarında en az 150 lira olmalıdır. Tatlı üzümde acı fiyat olmaz" dedi.

CHP Menemen İlçe Başkanı Ali Hikmet Koç da ilçe yönetimi ve muhtarlarla gerçekleştirdikleri temaslarda üreticinin yaşadığı ekonomik çıkmazı yakından takip ettiklerini belirtti. Koç, üzüm krizinin sadece bölgesel bir mesele olmadığını, ülkenin gıda güvenliğini ilgilendiren geniş çaplı bir tarım politikası sorunu olduğunu ifade etti.

 




Kaynak: Çağrı Radyo Haber Merkezi




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER SİYASET Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI