Bugun...


Sedat Kaya

facebook-paylas
İLKESİZLİĞİN KURUMSALLAŞMASI
Tarih: 04-04-2026 19:34:00 Güncelleme: 04-04-2026 19:34:00


 
Bir arazi düşünün.
Kamuya ait.
Halkın malı.
Ama bir gün satılıyor ve ülke ikiye bölünüyor.
Eğer satan merkezi iktidarsa, buna “talan” deniyor.
Eğer satan yerel yönetimse, adı “kaynak yaratma” oluyor.
Ya da tam tersi.
Oysa değişen hiçbir şey yok.
Toprak aynı. İşlem aynı. Sonuç aynı.
Değişen tek şey, satışı yapan elin rengi.
Hukuken bakarsanız, evet bazı farklar var.
Merkezi yönetim satışları çoğunlukla özelleştirme kapsamında, büyük ölçekli ve yukarıdan aşağıya yürütülen süreçlerdir.
Belediyeler ise kendi taşınmazlarını, meclis kararıyla ve “hizmet üretmek” gerekçesiyle satabilir.
Ama bu fark, işin özünü değiştirmez.
İkisi de kamu malının özel kullanıma devridir.
Hukuk burada teknik bir çerçeve çiziyor.
Ama toplumun verdiği tepki, çoğu zaman hukuka değil, siyasete göre şekilleniyor.
Bu ülkede uzun süredir bir refleks yerleşti.
İlkeye göre değil, kimliğe göre pozisyon almak.
Aynı eylem, iki farklı anlam kazanıyor.
“Onlar” yaparsa: rant
“Bizimkiler” yaparsa: hizmet
Bu, sadece bir siyasi tercih değil, ahlaki bir kırılma aslında.
Çünkü burada artık doğru-yanlış tartışılmıyor.
Sadece “bizden mi, değil mi?” sorusu soruluyor.
En tehlikeli olan da bu çifte standardın artık kimseyi rahatsız etmemesi.
Bir belediye satış yaptığında sessiz kalanlar, aynı büyüklükte bir araziyi merkezi yönetim sattığında ayağa kalkıyorsa - ya da tam tersi - orada artık tutarlı bir vicdandan söz edemeyiz.
Bu durum, siyasetin doğasından çok, toplumun siyaseti algılama biçimiyle ilgili.
Bir başka kırılma noktası da şu.
Yerel yönetimler, seçmene daha yakındır.
Daha ulaşılabilir, daha tanıdıktır.
Bu yüzden yaptıkları işlemler, çoğu zaman daha az sorgulanır.
Oysa yakınlık, şeffaflık demek değildir.
Tanıdıklık, hesap verebilirlik anlamına gelmez.
Ama algı şunu söylüyor.
“Bizim belediye kötü bir şey yapmaz.”
İşte siyaset tam da burada, rasyonel zeminden koparak, duygusal bağlılığa dönüşüyor.
Bugün geldiğimiz noktada soru çok basit:
Partiler ve sivil inisiyatifler, bir kamu arazisinin satışını, kim yaparsa yapsın aynı ölçüde sorguyabiliyor mu?
Eğer cevap “hayır” ise, orada sorun satıştan çok daha büyük bir şeydir.
Orada sorun, ilkesizliğin kurumsallaşmasıdır.


Bu yazı 529 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI