Bugun...


Sedat Kaya

facebook-paylas
KÜL OLAN HAYATLAR
Tarih: 24-07-2025 19:38:00 Güncelleme: 24-07-2025 19:38:00


 

Fotoğrafa iyi bakın.

Bir çift…

Gözlerinde umut, yüzlerinde taze bir mutluluğun ışıltısı.

Nikah sonrası çekilmiş.

Bir “ilk dans”ın, bir “ömür boyu”nun hatırası.

Tolunay ve hayat arkadaşının anısı bu.

Daha on gün bile geçmemişti.

Ama artık bu bir “veda” fotoğrafı.

Çünkü Tolunay Kocaman, Eskişehir’deki orman yangınında hayatını kaybetti.

Daha yeni evlenmişti.

Daha yeni işe başlamıştı.

Daha “hayat” denen o uzun hikayenin başındaydı.

Şimdi arkasında gözleri yaşlı bir eş, yürekleri kavrulmuş bir aile ve dumana boğulmuş bir ülke kaldı.

Türkiye'nin ormanları yanıyor.

Ama sadece ağaçlar değil.

Küller arasında insanlar da var.

Görünmeyen kahramanlar yanıyor.

Adları unutulan, emekleri görülmeyen, hikayeleri yazılmayan canlar.

Kimi taşeron, kimi geçici…

Kimi gencecik, kimi daha ilk maaşını bile almamış.

Kimi Tolunay gibi, düğün takılarını bozdurup işe çıkan.

Çoğu eğitimsiz.

Üzerlerinde ne oksijen tüpü var, ne koruyucu kıyafet.

Sırtlarında sadece vatan sevgisi.

Ceplerinde yangın yerinden kalma is kokusu.

Onlar “orman işçileri.”

Hazirandan aralığa kadar süren yangın sezonunda dağ başında, kulübelerde yaşıyorlar.

24 saat esasına göre görev yapıyorlar.

Bugün bir kıvılcım, yarın bir alevin ortasında.

Aylarca evlerinden uzaklar.

Günde üç öğün değil, üç kıvılcım arası nefes alabiliyorlar.

Karşılık mı?

Aylık 37 bin lira.

Bir de üç saatlik fazla mesai.

Sömürünün imdat çanları.

Bir insan hayatı, üç saat fazla mesaiye sığar mı?

Sahi…

Kaçımız çıplak ellerimizle ateşe yürürüz?

Kaçımız “görev” diyerek dumana göğüs gereriz?

Kaçımız, Tolunay gibi sessizce gider, sadece bir satıra sıkışırız?

Bu ülkede ormanı koruyanlar,

ormanı yakanlar kadar korunmuyor.

Yanan sadece ağaç değil.

Yanan sadece çam değil, sedir değil.

Yanan umut, yanan insanlık.

Çünkü Tolunay’ın ardından kalan sadece bir düğün fotoğrafı değil.

Aynı zamanda bir sistemin ihmali, bir devletin körlüğü, bir toplumun sessizliği…

Ve vahşi kapitalizmin yangın gibi yakan yüzü.

Bu kahrolasacı düzeni değiştirmek için yanarken konuşmayanların değil, kül olurken çığlık atanların yanında olmak gerekiyor.

Yoksa yarın hepimizi yakacak bu yangın.



Bu yazı 4695 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI