
ATATÜRK’ün önderliğinde yapılan çalışmalar neticesinde; 3 Nisan 1930 gün ve 1580 Sayılı Kanun ile Türk kadınına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı, 26 Ekim 1933 gün ve 2349 Sayılı Kanun ile ise Türk kadınına Köy ihtiyar Heyetlerine ve Muhtarlığa seçme ve seçilme hakkı tanınır…
Yerel seçimler için alınacak haklar tamamdır ama genel seçimler için kadınların hakları sorunu hâlâ çözülmemiştir. 1934’te Mustafa Kemâl ile o zaman Başbakan olan İsmet İnönü, yine her önemli olay öncesinde yaptıkları gibi bütün gece çalışırlar. Şafakla birlikte ATATÜRK, Afet İnan’ı uyandırır…
İsmet İnönü'yle birlikte, Afet İnan’ın kendisini beklemekte olduğu kitaplığa giren ATATÜRK; O’na şöyle der: İnönü’nün elini öp ve teşekkür et…
Şaşıran Afet İnan nedenini sorunca, Gazi şöyle açıklar: Beklediğin – beklediğimiz, inandığın – inandığımız şeyi; Türk kadınına aynı erkekler gibi her türlü seçime katılma ve seçilme hakkını sağlayacak yasayı Hükümet, Büyük Millet Meclisi’ne teklif edecek…
Bu gelişme üzerine Anaya değişiklik teklifi Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulur. Böylece; 5 Aralık 1934’te, Anayasa’nın 10. ve 11. maddeleri değiştirilerek her Türk kadınına 22 yaşında seçme, 30 yaşında seçilme hakkı verilir…
Yapılması gereken yapılmıştır…
Olması gereken olmuştur…
Mutludur ATATÜRK, gururludur…
Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesinde en büyük rolü oynayan ATATÜRK, bu konuda şöyle der:
“Bu karar Türk kadınına toplumsal ve siyasal hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak gerekecektir. Türk kadını evdeki uygar yerini yetkili bir şekilde doldurmuş, iş hayatının her safhasında başarılar göstermiştir. Siyasal hayatta, belediye seçimlerinde deneyim kazanan Türk kadını; bu kez de milletvekili seçmek ve seçilmek suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Uygar ülkelerin birçoğunda kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu salahiyet ve liyâkâtla kullanacaktır…”
*****
Gurur duyulacak bu önemli kazanımdan 16 yıl sonra, 14 Mayıs 1950…
Türkiye Büyük Millet Meclisi 9. dönem milletvekillerinin belirlendiği; gizli oy, açık tasnif yönteminin ilk kez uygulandığı genel seçim. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk demokratik seçimi...
Tek parti yönetiminden çok partili hayata geçişin sarsıntısız bir şekilde gerçekleştiği, Türkiye’de demokrasi yolunda atılmış en önemli adımlardan…
Demokrasi, çeşitliliktir. Güçler dengesidir…
Mersin’de, 27 belediye meclis üyeliğini kazanan Demokrat Parti adayları içinde Fatma Müfide İlhan liste başı...
Demokrat Parti’nin seçim faaliyetleri içinde etkin bir görev alan Müfide İlhan’ın Belediye Başkanı olması için kentte önemli bir destek var. Bu süreç, Mersin’e Türkiye’de bir ilki yaşatacak…
8 Eylül 1950 tarihinde, Mersin Şehir Meclisi’nin DP’li yeni üyeleri, belediye dairesinde en yaşlı üye İsmail Safa Çiftçi’nin başkanlığında toplanır. Gizli oyla yapılan belediye başkanı oylaması sonucunda ‘ittifakla’ Müfide İlhan, Belediye Başkanı seçilir…
Türkiye’de, ilk kez bir kadın, belediye başkanı seçilmiştir…
Dönemin gazeteleri, haberi, “İlk kadın belediye reisimiz” başlığıyla verir. Bu durum, Mersin’in, Türkiye’ye demokrasi sahasına en büyük katkısıdır. Altı çocuk annesi Müfide İlhan; belediyede, azmiyle, iradesiyle, bitmeyen bir enerji kaynağıyla çalışmalarına başlar...
Fatma Müfide İlhan, taşıdığı gururu ve sorumluluğu, Anadolu Ajansı muhabirine şu sözlerle dile getirir: Bana Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı olmak şerefini veren Sayın Mersinli hemşerilerime minnet ve şükranlarımı bildirirken, Mersin için en iyi belediye başkanı olmaya çalışacağım…
Müfide İlhan’ın belediye başkanı seçilmesi, ulusal basında yankı bulduğu gibi uluslararası basında da yer bulur. Özellikle, Amerikan basınında Müfide İlhan’ın belediye başkanı seçildiği haberlerine rastlanılmaktadır. 8 Kasım 1950 tarihli The Tipton Daily Tribune gazetesinde, “Türkiye tarihinde ilk kez bir kadın belediye başkanı seçilmiştir” haberi yer almaktadır. Ayrıca The Racine Journal Times gazetesi “Türkiye’nin kadın belediye başkanı kendinden emin” başlığıyla yer verdiği haberde Müfide İlhan’ın; “Bir kadının da bir erkek gibi belediye başkanı olmasına engel bir durumun olmadığı” sözlerine yer verilir…
Müfide İlhan, belediye başkanlığı döneminde Türkiye’de geç örgütlenen ve bu yüzden pek çok sorunları olan belediyecilik çalışmalarını kurumsal düzlemde geliştirme amacındadır. Bu amaçla, seçilmesinden kısa bir süre sonra 13 Kasım tarihinde Londra’da düzenlenen uluslararası belediyecilik kongresine katılır ve BBC Türkçe programına bir konuşma yapar:
“İşlerinin çokluğuna rağmen bu kongreye katılmayı kuvvetle istedim” diyen Müfide İlhan, Londra’da yaptığı incelemeler sonucu Mersin’in kentsel gelişimi için önemli tecrübeler edindiğini ifade eder. Ve ziyaretin hemen ardından, Mersin’in elektrik, yol, su, liman ve toplu taşıma gibi sorunlarını çözmek amacıyla hemen çalışmalara koyulur…
Özellikle Mersin’de yazın yaşamı zorlaştıran, hem evlerde içme suyu hem de bahçelerin sulanması için gerekli olan su sorununun çözümü başta olmak üzere birçok alanda çalışmalar yapar. Farkını ortaya koyar…
*****
Güçlü kadın profilinin en önemli temsilcilerinden… Çok yakında Fatma Müfide İlhan’ı anacağız dostlar. Duruşunu, çalışmalarını, ilginç yaşamını aktarmaya; O’nu anmaya, anlamaya çalışacağız. Tabi ki, İçel Sanat Kulübü’nde. Saygıyla, minnetle…