Bugun...


Atilla Köprülüoğlu

facebook-paylas
NEŞET BABA'YA HASRETLE...
Tarih: 23-09-2025 12:51:00 Güncelleme: 23-09-2025 12:51:00


 
"Yalan Dünya", 
"Tatlı Dillim", 
"Zahidem", 
"Kendim Ettim Kendim Buldum", "Yazımı Kışa Çevirdin", 
"Evvelim Sen Oldun", 
"Mühür Gözlüm","Gönül Dağı"
"Köprüden Geçti Gelin",
"Ayaş Yollarında"
En bilinen türküleriydi...
Bu toprakların sesiydi 
sesi ve sazı ile -babası Muharrem Ertaş'ın yolunu sürdüren- Neşet Ertaş!..
 
XXX
 
Küçük yaşlarda keman ve saz çalmasını öğrendi. 
Ankara'da TRT Radyoevi'ne girdi. 
Güçlü derlemeleri olan ozanın kendisine ait çok sayıda güfte ve besteleri vardı. 
Usta; "aynı ruhun insanıyız" diye söz ettiği babası ile, adeta Anadolu'daki en olgun seviyesine erişen Türkmen/Abdal müzik birikiminin yeni bir yorumcusuydu. 
Çağın Dadaloğlu'su, Pir Sultan'ı, Köroğlu'suydu!
Yoğun yöresel özellikleri ve baskın mahallilik unsurları ile donanmış bu müziği yöresinin dışına çıkarmış, ülke genelinde ve hatta yurt dışında bilinmesini ve tanınmasını sağlamıştır... 
"Koca Çınar" Yaşar Kemal takmıştır ona "Bozkırın Tezenesi"ni!..
Kendisine verilmek istenen "Devlet Sanatçısı" ünvanını "Ben Halkın Sanatçısı'yım" diyerek reddedendir de...
 
XXX
 
13 yıl önce İzmir'de yitirdik Neşet Baba'yı...
Kendi ağzından yaşam öyküsüdür aşağıdaki dizeler...
Sazına...
Sözüne...
Yüreğine...
Bin selâm Usta!
Saygı ve özlemle;
 
"bin dokuzyüz otuzsekiz cihana 
kırtıllar köyünde geldin dediler 
babama muharrem, anama döne 
dediysen atayı bildin dediler 
 
dizinde sızıydı anamın derdi 
tokacı saz yaptı elime verdi 
yeni bitirmiştim üç ile dördü 
baban gibi sazcı oldun dediler 
 
o zaman babamdan öğrendim sazı 
engin gönül ile hakk’a niyazı 
o yaşımda yaktı bir ahu gözü 
mecnun gibi çölde kaldın dediler 
 
zalım kader devranını dönderdi 
tuttu bizi ibikli’ye gönderdi 
babam saz çalarken bana zil verdi 
oynadım meydanda köçek dediler 
 
anam döne ibikli’de ölünce 
tam beş tane öksüz yetim kalınca 
beşimiz de perişan olunca 
babamgile burdan göçek dediler 
 
yürüdü göçümüz tefleğe doğru 
bu hali görenin yanıyor bağrı 
üç aylık çoçuğun çekilmez kahrı 
bunlara bir ana bulun dediler 
 
yozgat’ın kırıksoku köyü’ne vardık 
bize ana yok mu diyerek sorduk 
adı arzu dediler bir ana bulduk 
işte bu anadır buldun dediler 
 
en küçük kardaşı kayıp eyledik 
onun için gizli gizli ağladık 
üstelik babamı asker eyledik 
yine öksüz yetim kaldın dediler 
 
zalım kader tebdilimi şaşırttı 
heybe verdi dalımıza devşirtti 
yardım etti yerköy’üne göçürttü 
biraz da burada kalın dediler 
 
yerköy’den kırıkkale’ye geldik 
babam saz çalarken biz çümbüş aldık 
kırşehir’e varınca kemanı çaldık 
aferin arkadaş çaldın dediler 
 
yarin aşkı ile arttı hep derdim 
babamı bir yere dünür gönderdim 
başlık çok istemişler haberin aldım 
istemiyor yarin seni dediler 
 
kırşehir’de yedi sene kalınca 
düğün düzgün hepsi bize gelince 
burada herkese yer daralınca 
ankara’ya gider yolun dediler 
 
Bu yazı 6448 defa okunmuştur.

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI