Bugun...



ADD ÖNCÜLÜĞÜNDE MENEMEN'DE DEVRİM ŞEHTLERİ ANILDI

Yedek Subay Öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay, Menemenli Bekçiler Şevki ve Hasan Bey katledilişlerinin 91. yılında Devlet Töreni sonrası ADD Menemen Şubesi’nin öncülük ederek düzenlediği “Demokrasi ve Laiklik Yürüyüşü” CHP ve İzmir Büyükşehir Belediyesinin desteği ile görkemli bir şekilde gerçekleştirildi.

facebook-paylas
Tarih: 23-12-2021 22:45

ADD ÖNCÜLÜĞÜNDE MENEMEN'DE DEVRİM ŞEHTLERİ ANILDI

 

Devrim Şehitlerini Anma  Etkinliği İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “15. Cumhuriyet Şehitleri Ulusal Koşusu” ile başladı. Koşu Yıldıztepe Şehitliği Kubilay Anıtı önünde son buldu.
Kubilay Anıtı önünde saat 10.00’daki Devlet Töreni ardından, Menemen Şehir satatı önünden başlayan Atatürkçü Düşünce Derneği Menemen Şubesi tarafından Demokrasi ve Laiklik Yürüyüşü gerçekleştirildi, yürüyüş Kubilay Anıtı’nda son buldu.

 


Yürüyüşe ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt,

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer,

Konak Belediye Başkanı Abdül Batur,

Bornova Belediye Başkanı Mustafa İduğ,

Bayraklı Belediye Başkanı Serdar Sandal,

Narlıdere Belediye Başkanı Ali Engin,

Menderes Belediye Başkanı Mustafa Kayalar,

Karşıyaka Belediye Başkanı Cemil Tugay,

Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran,

Gaziemir Belediye Başkanı Halil Arda,

Foça Belediye Başkanı Fatih Gürbüz,

CHP İzmir Milletvekilleri Atila Sertel ve Bedri Serter,

CHP İzmir İl Yöneticileri, CHP’li ilçe başkanları ile çok sayıda yurttaş katıldı. 

 

 

Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’ndan sonra ADD Menemen Şubesi Yönetim Kurulu Üyesi Emekli Öğretmen Nurgül Uysal’ın sunumuyla başlayan Törende, sırasıyla;

 ADD Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt, CHP Menemen İlçe Başkanı Ömer Güney, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer birer konuşma yaptılar.

ADD Menemen Şube Başkanı Elif Orhan da hiçbir konuda öne çıkmayarak Atatürkçülere sessiz, sakin bir şekilde ev sahipliği yaptı.

 

 

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Hüsnü Bozkurt az önceki devlet törenine gönderme yaparak başladığı konuşmasında: "Tören şimdi, bu tören halkımız katıldığı zaman anlamlı. Buraya gelerek Devrim Şehidi Kubilay’ı birlikte anmamıza ve bu toplantıyı anlamlı kılmamıza katkı sunan bütün yurttaşlarımızı saygıyla selamlıyorum. Hepiniz hoş geldiniz sevgili Atatürkçüler, değerli Kemalistler. 

Cam kırıkları gibidir bazen kelimeler, ağzına dolar insanın. Sussan; acıtır, konuşsan; kanatır."  diyor  Oğuz Atay.  Yıllardır kelimeler, cam kırıkları gibi ağzımızda. Susuyoruz canımız yanıyor, konuşuyoruz kanıyoruz! Bugünde burada Laik Cumhuriyet Devrimine, Kemalist Devrime, aydınlanma Devrimlerine baş kaldıran Nakşibendi Şeyhi Esad’ın müridleri Derviş Mehmet ve etrafındaki arkadaşlarının Cumhuriyeti boğmalarına izin vermedi gencecik bir Yedeksubay Öğretmen.

Mustafa Kemal: “iki ordumuz var” der. “Biri Asker Ordusu, öbürü İrfan Ordusu.”

Kubilay, hem Asker ordumuzun hem de İrfan ordumuzun inançlı bir neferi olarak burada gericiliğe yobazlığa bin yıllar öncesine toplumu götürmek isteyen kara cehalete, sadece manevra mermileri olan tüfekli on askeri ile karşı çıktı. 

Kubilay’ın yüreği vatan sevgisiyle doluydu, yobazların ise kinle. Yaraladılar yere düştü. Yakaladılar, bağ bıçağı ile başını kestiler. Kahrolası yeşil sancağın tepesine sopanın ucuna geçirip Menemen sokaklarında dolaştırdılar.

Mustafa Kemal haberi aldığında ilk tepkisi: “ Menemen’i yakın, burada devrimi boğmak isteyenlere, cumhuriyetin kahhar cezasının ne olduğunu  gelecek nesiller görsün!” demişti.

Orduya yayınladığı taziye mesajında aynen şunu diyordu: Büyük ordunun kahraman genç subayı ve Cumhuriyetin mefkûreci öğretmen topluluğunun kıymetli üyesi Kubilay’ın temiz kanı ile Cumhuriyet, canlılığını tazelemiş ve kuvvetlendirmiş olacaktır.”

Bugün burada  Kubilay’ın, Hasan ve Şevki Beylerin temiz kanlarıyla  hayatiyetini tazeleyip kuvvetlendirdikleri  Cumhuriyetimizin 98. yılında yeni Devriş Mehmetlere, yeni Şeyh Esatlara asla geçit vermeme kararlılığının örgütünün başı olarak konuşmaktan büyük mutluluk duyuyorum. ADD, Kubilayların uğruna can verdiği o Aydınlanma Devrimini, o Kemalist Cumhuriyetini yaşatma azim ve kararlılığının vücut bulmuş halidir. Muhalif nedenimiz budur.

Sadece yedi aylık kurucu Genel Başkanımız Muammer Aksoy’u  kurşunla katlettiler. Sonra Bahriye Üçok’u, sonra Uğur Mumcu’yu, sonra nice Cumhuriyet Aydınını, İnançlı Kemalist’i Atatürkçü’yü… Sonra Şener Eruygur’u. Bu cumhuriyetin var olmasını sağlayan Mustafa Kemal’in Askerleri şehit vermekten korkmaz, ama bu cumhuriyetin laik özüne ve devrimlerinin karekterine hiç kimsenin, hiçbir gücün tasavvut etmesine asla izin vermez.

Mustafa Kemal’in askeriyiz derken neı hamaset yapıyoruz ne de militer bir söylemi ifade ediyoruz. “Eğitim Ordusunun Neferi” nasıl bir militer ifade değilse, Mustafa kemal’in askeri olmak da; dünyanın en büyük devrimcisi ve dünyanın en ahlaklı ve haklı en namuslu devletinin kurucusu olan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün fikir düşünce ve devrimlerinin takipçisi olduğumuzu ifade etmek için Mustafa kemal’in Askerleriyiz diyoruz.  Asla hamset yapmıyoruz. Bu uğurda arkamızda; “inandılar,  dövüştüler, öldüler” yazıyor. İnanıyoruz, istiyoruz ki dövüşmeden inanılsın ama dövüşürüz. İstiyoruz ki ölmeyelim yaşayalım ama gerekirse ölürüz ama cumhuriyetin laik özüne, kemalist devrimin kılına halel getirecek herkesin karşısına hep beraber, kadın erkek, genç yaşlı, dikiliriz, dikileceğiz.” dedi.

 

 

CHP Menemen İlçe Başkanı Ömer Güney de konuşmasında:, “İl Başkanımız Sayın Deniz Yücel’in rahatsızlığı nedeniyle huzurlarınızdayım. 91 yıl önce bugün sadece Menemen’in değil, bu ülkenin Cumhuriyetin, Cumhuriyet tarihinin en büyük kanlı ayaklanmalarından birinde Kubilay, Bekçi Şevki ve Hasan Bey o unutulmaz direnişi burada yaşandı. Yobazca katledildiler ama bugüne kadar gelen olağanüstü bir iz bıraktılar. O kara tarih vatan hainliğinin, Cumhuriyet düşmanlığının ve yobazlığın yazdığı bir tarih gibi görülse de tam tersidir. Bu tarihi Kubilay ve onunla birlikte canını hiçe sayanlar yazmıştır. Gözü dönmüş insanlıktan, vatanseverlikten nasibini almamış bu güruh amaçlarına ulaşamamıştır. Onların Atatürk Cumhuriyetine sahip çıkmak için ortaya koydukları cesareti bugün hepimiz taşıması  gerekiyor. Her kim olursa olsun bu ülkenin bağımsızlığına Cumhuriyetine ve cumhuriyet değerlerine her kim göz dikerse diksin CHP’yi karşısında bulmuş ve bulacaktır. Sadece bizi seven değil ülkesini seven, Cumhuriyete bağlı her yurttaşı karşılarında bulacaklardır. İzmir ve Menemen bu bilince ve sağduyuya sahip bir iradeyi temsil eder. Kuruluş ve kurtuluşun şehri İzmir, Kubilay ve tüm şehitlerimizin anısına sonuna kadar sahip çıkar. CHP olarak karanlığın, vatan hainlerinin Cumhuriyet ve Demokrasiyi hedef alan her anlayışın her uygulamanın karşısında olmaya devam edeceğiz. Mustafa kemal Atatürk’ün şu sözüyle bitirmek istiyorum konuşmamı.

“Bir ulusun asker ordusu ne kadar güçlü olursa olsun, kazandığı zafer ne kadar yüce olursa olsun bir ulus ilim ordusuna sahip değilse, savaş meydanlarında kazanılmış zaferlerin sonu olacaktır. Bu nedenle bir an önce büyük, mükemmel bir ilim ordusuna sahip olma zorunluluğu vardır.”

91 yıl önce bugün yaşananların bize bıraktığı tarihi gerçek budur. Bizim aydınlık geleceğimiz Cumhuriyet çatısı altında bilimin ışığında olacaktır.

Bu duygu ve düşüncelerle kahraman şehitlerimiz Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki Bey’in aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyorum. Atatürk ve Silah Arkadaşlarını bu toprakları vatan yapmak ve bu vatanı korumak için ömrünü, canını feda edenleri minnetle ve saygıyla anıyorum.” dedi. 

 

 

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer: “91 yıl önce menfur bir saldırı ve hepimizi buraya toplayan bir büyük kahramanlıkla başladı. Şunu çok iyi biliyoruz ki; 91 yıldır hiçbir zaman Cumhuriyete karşı saldırı bitmedi. Biz yine çok iyi biliyoruz ki iyilik kötülüğü, doğru yanlışı, bilim cehaleti yener doğru. Ama belki de bu bilginin konforuyla rehavete kapıldığımız da oluyor, mutlakla iyiliği çoğaltmalıyız. Doğruyu çoğaltmalıyız. Bilimi çoğaltmalıyız. Yani cehaletle mücadele edeceksek Cumhuriyetin değerlerine saldırılarla mücadele edecekse çoğalmak mecburiyetindeyiz. Aramızdaki dayanışmayı arttırmak mecburiyetindeyiz. Daha çok omuz omuz olmak  daha çoğalmak daha büyümek daha yayılmak mecburiyetindeyiz. O nedenle Cumhuriyetin erdemlerini, Cumhuriyetin değerlerini yeni bir yüzyıla taşırken birbirimize çok daha güçlü bir biçimde sahip çıkmak meburiyetindeyiz . Değerli Genel Başkanın söylediği gibi, Değerli Hüznü Bozkurt’un ifade ettiği gibi; biz kazanacağız, çok doğru, kazanmamızın tek yolu birbirimize sımsıkı sahip çıkmaktan geçiyor. Bu duygu ve düşüncelerle hepinisi saygıyla sevgiyle selamlıyor şehitlerimizi saygıyla anıyorum” dedi. 

Konuşmalardan sonra, Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi ATATÜRKÇÜ DÜŞÜNCE TOPLULUĞU hep bir ağızdan Atatürk'ün "Bursa Nutku"nu okudu alanda bulunanlar da eşlik ettiler. Anı Fotoğrafı çekiminin ardından Şehitlik ziyeret edilerek karanfiller bırakıldı.

 




Kaynak: Çağrı Radyo Haber Merkezi




Etiketler :

FACEBOOK YORUM
Yorum

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER YEREL Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI YUKARI