Bugun...


Sevgi Ulcay

facebook-paylas
Bİ GÖZ ODA!
Tarih: 05-06-2021 21:54:00 Güncelleme: 05-06-2021 23:00:00


 

Yıllardır bi göz oda derim…

Yıllardır hayalim küçücük bir taş ev,

küçücük bir bahçe..

Nerdeyse 12 yıl önce ilk defa çocuklarsız, tek başıma, işgüçkoş düşünmeden tatil yapmaya karar verdiğimde amacım hem tatil yapmak hem de bir gün mutlaka, illaki döneceğim diye kafama koydugum memleket hasretimin mekanını bulmaktı.

 

Bir ay boyunca tüm Ege’yi dolaştım…

Bodrum’a çocuklar için en uygun tatil seçeneği diye aldığımız yazlığa uzun yıllar gittigimizden zaten aşinaydım ve çoktan elemiştim bile.

Marmaris ise çok eskiden, o yeşiline, denizine aşık oldugum o saf o masum halini beton yığınlarına terk edeli baya bir zaman olmuştu..

Datça’nın yolu ise öyle bir kalmıştı ki aklımda; evvel zaman içinde gençlik işte , büyüklere söylemeden kaçtığımız yıllardan, sanki arabanın bir tekeri dışarda, hep ramak kalmış gibiydi uçurumlara yuvarlanmaya, yine de tatilin sonralarına doğru Datça’ya da bir bakmaya karar verdim..

“Marmaris’ten sonrası çekilmez” diyordu bir arkadaşım, “o yol fena”..bense bugün gibi hatırlıyorum..yeşilin, dağların arasından bir nehir gibi kıvrılarak süzülen, her döndüğünde bu sefer ne taraftan göz kırpacak bana deniz diye beklediğim ve nerdeyse her cepte durup nefesim kesilerek seyrettigim manzaralar eşliğinde yaptığım yolculuğu..şimdi şaşıracaksınız ama ben ilk o yola vuruldum.

Kendi kendime hadi eski halini anlarım da bu yolun nesinden şikayet eder insan diye düşünüp durdum..

Ve o yolun sonunda merkez pek beni benden almasa da, koyları, denizi, güneşi, havasına ve doğasına bayıldığım Datça; tam geldiğim zamana denk gelmişti, sanki bana hoşgeldin der gibi her yerde açmış olan en sevdiğim çiçek gelinciğin şölenini de hala unutmuyorum.

Kriterlerimden biri olan tek başına bir kadın olarak tatilim boyunca en rahat ettiğim yer olması, zaten Datça’ya yerleşmiş yıllardır tanıdığım dostların olması ve onlara yeni tanıştığım güzel insanların eklenmesi ise “işte Sevgi o yer burası!” dememde etkili oldu..

O tatilden sonra, ilerde memlekete dönme hayalimin mekanı belli olmuştu artık.

Yıllar boyunca gittim geldim ama hep hayalimi erteledim..

Bu arada malum gerçeklerim Londra’da ailem, evim, işim , düzenim ve tam kaçmalara hazırlanırken bana ikinci baharı yaşatan , yeniden aşka düştüğüm, torunum, Şapşik’im.

Yine de birlikte yaşamak imkansız olsa da biz çok güzel , çok keyifli kaçamaklar yaptık Datça’yla..

Bana bu sefer nerede kalacaksın dediklerinde hep bir gün illaki dediğim gibi seçimlerim küçük taş evler oldu..

Yıllarca Bizim Ev’de ardından Mandalina Bahçesindeki ev’de kaldım..

Arkadaşlar yerleşirsen, daha uzun kalırsan yaşayamazsın , yetmez derlerdi hep..

Halbuki ben artık kocaman evlerde nefes alamayıp tek göz odada ciğerlerimin nasıl dolduğunu biliyordum; alan degil, odalar degil, huzurdu ruhuma lazım olan..

Ben artık eşyalar biriktirmenin değil güzel yaşanmışlıklar, dostluklar, anılar biriktirmenin önemini biliyordum..

Ben artık kazandığın parayla, kullandığın arabayla, yaşadığın evle değil, kendin keyfin ve kahyan icin bu hayattan ne kadar çok çalarsan , o kadar şanslı ve başarılı olduğunu biliyordum..

Aslında haklı da sayılırlardı tek göz oda hayalime şaşırmaya, iyi bilirler ben de az canımı hırsla çıkarmadım, daha iyi daha çok, oğullarım için gelecekleri için diye diye.

Hep kaybetme korkusu, ya hayatımız alt üst olursa diye.

Ve birgün geldi, hayat bana altının üstünden çok daha güzel olabileceğini öğretti..

Ve sonra yine bir gün geldi hayat bana kendim için yapmak istediklerimi artık ertelememem gerektiğini çok üzerek de olsa öğretti..

Sonunda kendime buldum bir Bi Goz Oda..”satın al kiralama” dediler..”

“Ben sahip olmak değil, misafir olmak istiyorum” dedim..

“Iyi yatırım olur” dediler..

“Ben yatırımımı çocuklarıma yaptım, kazandığımı toprağa gömmek değil, bedenim bir gün o toprağa can olana dek onunla üstünde keyfimi sürmek istiyorum” dedim.

Bu arada finansciyim müsaade edinde az çok hesap bileyim!

“Yazın sen yokken kiralanacak, eşyaların ne olacak?” dediler..

“Eşya dedigin nedir ki ve hayat paylaşınca güzel” dedim..

Hem düşünsenize o eşyalar, o ev, o bahçe, sadece beni çekmek, beni görmek yerine, kimbilir kimlere ev sahipliği edecek, kimler ne güzel yaşanmışlıklar, anılar biriktirecek, kiminin belki aşk acısı dinecek, kimi aşkıyla kaçmaya gelecek…

Kimi yorgun, yılgın hayatın yükünden sıyrılıp kafasını, daha da iyisi yüreğini dinleyecek, ruhunu tazeleyecek, hem nasıl yaşamayan insanın ruhu yaşlanırsa, yaşanmayan ev de yaşlanır: “Boyası akar, sivasi dökülür, nem tutar”..dedim..

Beni bir kaç dost harici pek anladıklarını sanmıyorum.

Onlar da haklı bazen ben de kendimi anlamıyorum ama tek bildiğim artık öyle çok fazla ölçüp biçmeden, geleceği ya yoksa diye düşünerek, tam da canımın istediğini yapıyorum..

En sevdiğim sözlerden biridir, “Her insanın iki hayatı vardır. İkincisi bir tek hayatın olduğunu anladığında başlar.” işin aslı ne ikisi, ben üçüncüye başlıyorum..

Ve üçüncüsünde bana ve hayatıma şahitlik edecek olan “Bi Göz Oda”m için, cesaret veren, yol gösteren Tuna’ya..

Kendi gerçeklerinde, benim hayalimi mümkün kılan canlar ve ev sahiplerim Mehmet ve Zehra’ya..

Bi Göz Oda’nın tadilatinda bana destek olan olmasalardı, olmazdı dostlarım;

Evin içi için Huseyin’ne (usta bezdiren).

Dışı ve bahçem icin Şanver’e (usta beğenmeyen).

Marangoz Zafer’e.

Her daim yüzünden gülüşü eksik olmayan Yusuf Usta’ya.

Beni toprakla, çiçekle, ekmekle, biçmekle hasbihal ettiren can dost Nazmiye’ye.

Evde uyuyacagim ilk gün hayallerime kötülük gelmesin diye rüyalarıma kapanlar döşeyen Elif’ime.

“Bi Göz Oda’mda senden de bir dokunuş olsun çok istiyorum” deyince..

“Elbette Sevgi ablam, atölyeye gel bakalım” diyen, ben “yok, öyle değil de, kapıyı boyamama yardım eder misin” dediğimde ve normalde bu kadar yetenekli ve değerli bir ressama en hafif tabiri ile çok ayıp edilmiş olsa bile; “sadece senin için, elbette” diyen Günay’ıma.

Çok teşekkür ediyorum..

Bundan sonra yılın 10 ayı benim, kalan 2 ay ise, değerini bilen ve verenin olan;

“Bi Göz Oda”m için ise..

"Büyük aşklar eve sığmaz" demiş ya şair..

Doğru değil..

Aşk ne kadar büyük olursa olsun

“Bi Göz Oda" ma sığar..

Çünkü "Bi Göz Oda" aşkın ta kendisi diyorum.

 

instagram @bigozoda

 





FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
SON YORUMLANANLAR
  • HABERLER
  • VİDEOLAR
HABER ARŞİVİ
GAZETEMİZ

Web sitemize nasıl ulaştınız?


nöbetçi eczaneler
HABER ARA
Bizi Takip Edin :
Facebook Twitter Google Youtube RSS
YUKARI