Bugun...



İDARE MAHKEMESİ YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİNİ REDDETTİ!

CHP Menemen İlçe Başkanı Ömer Güney, Görevden uzaklaştırılmış olan Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy, CHP ve İyi Parti Menemen Belediyesi Meclis Üyeleri Menemen Belediye Meclisinin 06.05.2022 tarihli kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İZMİR Bölge İdare Mahkemesine başvurarak, yürütmesinin durdurulması ve iptalini istemişlerdi. 2.3.4.5. İdare Mahkemelerinde görülen 6 davada da istemleri reddedildi.

facebook-paylas
Güncelleme: 10-08-2022 01:56:37 Tarih: 10-08-2022 01:10

İDARE MAHKEMESİ YÜRÜTMENİN DURDURULMASI İSTEMİNİ REDDETTİ!

    

CHP Menemen Belediye Meclis Üyesi aynı zamanda CHP Grup Başkan Vekli Ali Yılmaz,

 

ayrıca CHP Meclis Üyeleri Gürkan Develi, Çağlar Gülez’inde aynı gerekçelerle belediyeye ait Seyrek Villakent Mahallesinde bulunan parsellerin satışına dair Menemen Belediye Meclisinin 06.05.2022 tarihli kararının; hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek İZMİR 5. İdare Mahkemesine başvurarak, yürütmesinin durdurulması ve iptalini istemişlerdi

Karar veren İzmir 5. İdare Mahkemesi,

“2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 27. maddesinin 2. fıkrasında idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri hükme bağlanmıştır.” diye yasanın maddesini gerekçe göstererek dosyanın incelenmesinden, olayda yukarıda anılan kanun hükmünde öngörülen şartların gerçekleşmediği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine, Bölge İdare Mahkemesine itiraz yolu açık olmak üzere 19/07/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verdi.

 

 

CHP Menemen İlçe Başkanı Ömer Güney de aynı konu ile ilgili :ZMİR 3. İdare Mahkemesine başvurarak Menemen Belediye Meclis kararının yürütmesinin durdurulması ve iptalini istemişti.

Güney’in başvurusu da aynı gerekçeyle reddedildi.

 

 

 

CHP Menemen Belediye Meclis Üyleri Deniz Karakurt, Erdal Kanmış, Özgül Metin Doğan, Mahir Erdal Öztürk, Nursel Katipoğlu, İhsan Perçin birlikte İzmir 4. İdare Mahkemesine başvurarak Menemen Belediyesi Mayıs Ayı Olağan Meclis Toplantısında Seyrek Arsaları ile ilgili alınan kararla ilgili “Yürütmenin Durudurulması”nı istemişlerdi.

Başvurularında:

“Menemen Belediyesi Meclisi'nin 06.05.2022 tarihinde yapılan toplantısında gündeme alınarak kabul edilen, Menemen İlçesi, Seyrek - Villakent Mahallesi'nde bulunan, Menemen Belediye Başkanlığı mülkiyetindeki parsellerin satışına dair Menemen Belediyesi meclisi kararının; Menemen Belediye Meclisi'nin 06.05.2022 tarihli meclis toplantısında meclis gündemine sevk edilen 3-e maddeli önerge ile Menemen ilçesi,Seyrek Villakent mahallesinde bulunan Menemen Belediye Başkanlığı mülkiyetindeki parsellerin satışının yapılması hususu gündem maddesine eklendiği, 15-15 oy eşitliği ile başkanvekilinin kabul yönünde oy kullanması yönündeki iradesi nedeniyle komisyona sevk edilmeden ve geldiği şeklinde kabul edildiği, teklifin gerekçesiz olarak meclise sunulduğu, kabul edilen önergede belediyeye ait konut ve ticaret olarak görünen 158 adet gayrımenkulun bulunduğu, önergenin usule aykırı olarak tanzim edildiği ve içeriği itibariyle açıkça kamu yararından yoksun olduğu, satılmak istenen gayrımenkuller arasında halihazırda hayvan barınağı olarak kullanılanve kamu hizmetine özgülenen alanların da yer aldığı, idare hukukunda hizmet malları olarak adlandırılan ve belli bir hizmeti ifa etmeye özgülenmiş olan bir malın satışa ve diğer özel hukuk işlemlerine konu edilebilmesinin mümkün olmadığı, davaya konu 158 adet gayrimenkulün satılması konusundaki önerge incelendiğinde görüleceği üzere hiçbir gerekçenin sunulmadığı gibi meclis toplantısında önergeyi sunan meclis başkanı tarafından da satışa ilişkin hiçbir gerekçenin açıklanmadığı, satıştan elde edilen gelirin nereye harcanacağının belli olmadığı, her ne kadar bir meclis üyesince belediye borçlarından bahsedilmiş ise de ; Menemen Belediye Başkanlığı tarafından mecliste onaylanmak üzere hazırlanan kesin hesap cetvelleri incelendiğinde hesap cetvellerinde belediyenin borçları olarak gözüken tutarlar ile satışa komu taşınmazların rayiç bedelleri arasında büyük bir oransızlığın göze çarptığı, dolayısıyla bu gerekçenin de gerçeği yansıtmadığı gibi kamu yararına da aykırı olduğu, satışa dair kabul edilen maddede hangi gayrımenkulün ne amaçla satıldığı ve hangi gayrimenkulün ne şekilde değerlendirileceği hususlarında meclis denetimine elverişli bir rapor ortaya konulmaksızın teklifin meclis gündemine getirildiği, yapılması gereken iş her gayrimenkul açısından ayrı ayrı rapor tanzim edilerek ve emsal değeri saptanarak yine her gayrimenkul açısından satış usulü yerine kat karşılığı inşaat,trampa, yap-işlet-devret modeli,hasılat paylaşımlı kat karşılığı verilmesi, inşaat sözleşmesi gibi diğer usullerin neden tercih edilmediği açısından da ayrı ayrı tespit edilerek yetkilendirmenin yapılması gerektiği, Danıştay içtihatlarında gayrimenkulün satımı için verilecek olan yetkilendirmelerde rayice uygun tahmini bedel yazılmaması hususu satış kararının bozulması sebebi teşkil ettiği, kabul edilen teklifte yer alan gayrimenkuller yönünden Menemen ilçesi Seyrek Villakent mahallesinde bulunan ekli listedeki parsellerin özellikleri göz önüne alındığında bu parseller arasında konut,ticari depolama,ticaret merkezi vasfında ayrı nitelikteki parsellerin yer aldığının görüldüğü, kullanım amaçları birbirinden farklı nitelik arz eden gayrimenkuller açısından yürütülecek görüşmelerin de birbirinden ayrı bir usulde ve ayrı ayrı yapılması gerektiği, hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek iptaline ve yürütmenin durdurulmasına karar verilmesini” istemişlerdi.

 

İZMİR 4. İdare Mahkemesi 25.07.2022 tarihinde oy birliği ile  itiraz yolu açık olmak üzere, “Yürütmenin durdurulması isteminin reddine” karar verdi.

Mahkemece verilen karar şöyle:

TÜRK MİLLETİ ADINA

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 62. maddesi uyarınca karar veren, İzmir Nöbetçi İdare Mahkemesi'nce, işin gereği görüşüldü: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 27. maddesinin 2. fıkrasında; idari mahkemelerin, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilecekleri hükme bağlanmıştır. Dosyanın incelenmesinden, olayda yukarıda anılan kanun hükmünde öngörülen şartların birlikte gerçekleşmediği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması isteminin reddine, tebligatın tamamlanmasına, kararın tebliğini izleyen günden itibaren 7 (yedi) gün içerisinde İzmir Bölge İdare Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere, 25/07/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Görevden uzaklaştırılan Menemen Belediye Başkanı Serdar Aksoy da İZMİR 5. İdare Mahkemesi’ne başvurarak: “Menemen Belediye Meclisinin 06.05.2022 tarih ve 46 sayılı kararının, Menemen ilçesi Seyrek Villakent Mahallesinde bulunan ve mülkiyete belediyeye ait bazı taşınmazların satılmasına ilişkin kısmının; hukuka ve mevzuata aykırı olduğu ileri sürülerek yürütmesinin durdurulması ve iptalini” istemişti.

Mahkeme kararında aynı gerekçelerle “Yürütmenin durdurulması isteminin reddine” karar verdi.

 

 

 

Menemen Belediyesi İyi Parti Meclis Üyeleri Celal Gelen, Koray Yücel, Halil Akbulut da İzmir 2. Bölge İdare Mahkemesine; “Menemen İlçesi, Seyrek - Villakent Mahallesi'nde bulunan, belediye mülkiyetindeki taşınmazların satışına ve satış işlemlerinin yürütülmesi için Belediye Encümenine yetki verilmesine dair kararın iptali ile yürütmenin durdurulması isteminde bulunmuşlardı.”

 

Mahkeme: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 27. maddesinin 6352 sayılı Kanunun 57. maddesi ile değişik 2.fıkrasında, "Danıştay veya idari mahkemeler, idari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, davalı idarenin savunması alındıktan veya savunma süresi geçtikten sonra gerekçe göstererek yürütmenin durdurulmasına karar verebilirler. Uygulanmakla etkisi tükenecek olan idari işlemlerin yürütülmesi, savunma alındıktan sonra yeniden karar verilmek üzere, idarenin savunması alınmaksızın da durdurulabilir. Yürütmenin durdurulması kararlarında idari işlemin hangi gerekçelerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin uygulanması halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi zorunludur. Sadece ilgili kanun hükmünün iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulduğu gerekçesiyle yürütmenin durdurulması kararı verilemez." kuralına yer verilmiştir. Bakılan davada, anılan maddede öngörülen koşulların bir arada gerçekleşmediği anlaşıldığından yürütmenin durdurulması isteminin reddine, tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde İzmir Bölge İdare Mahkemesinde itiraz yolu açık olmak üzere 29/07/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.

 

İzmir Bölge İdare Mahkemesine yapılan 6 başvuruda da “Yürütmenin durdurulması ve iptali” isteniyordu 6 başvuru da aynı gerekçelerle 7 gün içinde itiraz yolu açık olmak üzere mahkemece “Yürütmenin durdurulması ve iptali” istemi reddedildi.

Bundan sonra gözler itirazların nasıl sonuçlanacağına çevrildi.

 

 




Kaynak: Radyo Çağrı Haber Merkezi




Etiketler :

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER GÜNCEL Haberleri

YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
HABER ARŞİVİ
HABER ARA
YUKARI YUKARI